Anasayfa

AHİLİK KÜLTÜRÜ

Ahilik, 13.yy ilk yarısından, 19.yy ikinci yarısına kadar Anadolu’da, Balkanlarda ve Kırımda yaşamış olan Türk halkının sanat ve meslek alanında yetişmelerini, ahlaki yönden gelişmelerini sağlayan bir kuruluşun, bir birliğin adıdır.

Ahi kelimesi terim olarak Türkçedeki eli açık, konuksever ve yiğit anlamına gelen “akı” kelimesi ile eş anlamlıdır. Bu nedenle Türkler İslamiyet’e girdikten sonra akı anlamında olmak üzere “Ahi” kelimesini kullanmaya başlamışlardır.

13.yy ilk yarısında Anadolu’ya gelen çok sayıdaki doğulu tüccar, esnaf ve sanatkar Türkler, bölgenin sanat ve ticaret hayatında her yönden büyük gelişmelere yol açtılar. Bu suretle Ahilik, Horosan illerinden Anadolu’ya girmiş oldu. Yine bu sıralarda Kırşehir’e yerleşmiş bulunan büyük Türk düşünürü ve iktisatçısı Ahi Evran Şeyh Nasırüddin Ebu’l-Hakayık Muhammed bin Ahmed (1172-1262) toplumun sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeni ile uğraştı. Horasan, Harezm ve Türkistan bölgelerinden gelen Türk esnaf ve sanatçıların ahlak, yardımseverlik ve sanat birleşimi olan Ahiliği bir sisteme bağladı.

Ahi Babaları Kırşehir, Ankara, Sivas, Kayseri, Konya, Amasya ve Erzincan illerinde Ahi Zaviyeleri açtılar. Buraları Ahiliğin kuvvetli merkezleri haline getirdiler. Sanat erbabı ve genç işçiler Ahiliğe girdiler. Anadolu’da hızla yayılan bu teşkilatın mensupları, şehirlerde olduğu gibi köylerde ve uç bölgelerde de büyük nüfuza sahip olmuşlardır. Ahiliğe çok hizmet edan l.Alaeddin Keykubat, oğlu II.Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından öldürülünce,Ahilerin 11. Gıyasettin’e karşı direndikleri ve onun Kösedağ’da Moğollara yenik düşmesinden sonra, Tokat ve Sivas’ı ele geçiren Moğollar’a karşı Kayseri’yi başarıyla savunduklarını biliyoruz.

Anadoludaki Ahilik hakkındaki en geniş bilgiyi Tancalı gezgin İbn-i Batuta(1304-1369)’nın seyahatnamesinden öğreniyoruz. Orhan Gazi(1324-1362) devrinde Anadolu’yu dolaşmış olan bu Arap seyyahı/gezgini Sivas’a da uğramıştır. Sivas Ahileri Batuta’yı karşılayıp Ahi Bıçakcı Ahmet Zaviyesi’nde misafir etmişlerdir.

Görüldüğü gibi Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynayan Ahilik teşkilatının daha o dönemde köklü bir kuruluşu vardı.

Divriği İlçesindeki Ahi Babaları/Türbe ve Zaviyeler

Divriği ilçesinde ise Ahi Yusuf ile Ahi Baba(Şeyh Beyazid)’nın türbeleri bulunmaktadır. Ayrıca Osmanlı vesikalarında Ahi Polat, Ahi Hızır ve Ahi Abdal...gibi Ahi Babaları’nın isimleri de geçmektedir.

Ahi Yusuf Türbe ve Zaviyesi (12. yüzyılın sonu)

Bugün tamamen bir taş yığını halinde bulunan Ahi Yusuf Türbesi, Divriği Ulucamii civarında ve Nurettin Salih(Kemankeş) Türbesi’nin az ilerisindeki bir evin avlusu içerisinde bulunmaktadır. Kubbesi, iki yan duvarı tamamen yıkılmıştır. Batıya bakan duvarı üzerinde bizim “hacet penceresi” olarak nitelendirdiğimiz iki açıklık ile dışta 80 x 200 cm. boyutunda bir kitabe plakası görülür. Buraya Selçuklu sülüsü ile Kur’an-ı Kerim’den Kasas Suresi 88. Ayetin sonu yazılmıştır.

“O’ndan başka her şey yok olacaktır;

Hüküm O’nundur, hepiniz O’na döneceksiniz.”

Türbede yatan Ahi Yusuf hakkında bilgi sahibi değiliz. Yapının başlıca önemi adındaki “Ahi” kelimesinden gelmektedir. Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynayan Ahilik örgütünün daha o dönemde/ Mengücekler döneminde Divriği’de köklü bir kuruluşu vardı. Belgeler ve yöredeki “Ahi”li isimler de bunu göstermektedir.

Kutlu ÖZEN’in yazılarından derlenmiştir.

  • E-Devlet
  • E İçişleri
  • E İçişleri Bilgilendirme
  • E Randevu
  • E-Resmi Gazete
  • İnsan Hakları Kurulu
  • BİMER
Divriği KaymakamlığıTelefon : +90 346 418 10 01Faks : +90 346 418 52 52
2012 - Tüm hakları saklıdır.
Yazılım: CM BİLİŞİM | Tasarım: INVIVA